? batıl inanç örnekleri ve anlamları | TurkCafem.Com, seslisohbet, seslichat, sesli sohbet

batıl inanç örnekleri ve anlamları

BATIL İNANÇ ÖRNEKLERİ
“Aynanın kırılması uğursuzluktur. Aynanın kırıldığı ev yedi sene iflah olmaz”, “Ayın 13′ü uğursuz sayılır”, “Bir şeyi kırk kere söylersen olur”, “Dört yapraklı yonca bulanın talihi açılır”, “Gökkuşağının altından geçen insan cinsiyet değiştirir”, “İki bayram arası düğün yapılmaz”, “Merdiven altından geçilmesi uğursuzluktur” gibi batıl inançlar bilinen ve duyulan batıl inançlar arasında yer alıyor.
Kültür Bakanlığı’nın internet sitesinde, İnegöl halkından derlenen ilginç batıl inanç örnekleri bulunuyor.

Ölümden doğuma, çamaşır yıkanmasından örümcek ağı temizliğine, oturmadan yürümeye, evlenmeden gece yapılan işlere kadar yaklaşık 159 batıl inanıştan bazıları şöyle:
Arabanın önünden tavşan geçmesi uğursuzluktur.
Ayakta pantolon giymek yoksulluğa işarettir.
Ateşle oynayan çocuk altını ıslatır.
Bir kimseye süt verilirken içine küçük bir kömür parçası ya da bir yeşil yaprak atılmazsa, hayvanın sütü kesilir.
Cumartesi ve salı günleri çamaşır yıkanmaz. Çamaşır kazanı ateşte uzun süre bırakılmaz, bırakılırsa o evden cenaze çıkar.
Çam ağacının kozalağı çok olursa, o yıl kış şiddetli olur.
Çarşamba günü yorgan kaplayan hastalanır.
Çocuğun üstünden atlanmaz, atlanırsa boyu kısa kalır.
Çocuk çamaşırlarının gün batımına kadar dışarıda askıda kalması, çocuğun büyülenmesine neden olur.
Ezan sesi sırasında duyulan köpek uluması ölüm haberidir.
Esnerken ağız kapanır, kapamayan şeytana ezan okur.
Elden ele makas alınmaz, makas düşman sayılır.
Erkek çocuğun kesilen ilk saçı atılmaz, bereketi artar diye babasının cebine konur.
Gelinin anne evine dönmemesi için gelin arabasının arkasından su dökülür, su tası ters çevirilip üstüne oturulur.
Gece ayağıyla oynayanın anne ya da babası ölür.
Gece kapı arkasında oturulmaz, oturan iftiraya uğrar.
Hapse giren, ölen birinin yüzüğünü takarsa çabuk çıkar.
İşi yarıda bırakanın ölümü zor olur.
İki bebek kırkı çıkmadan aynı odada bulundurulmaz, bulundurulursa birinin büyüyeceğine, diğerinin kısa boylu kalacağına inanılır, buna da ‘Kırk basar’ denilir.
iki kadının arasından geçen erkek karısına söz geçiremez.
Kızlar, iki öğün arasında yemek yerse kısmeti kapanır.
Kahve içen oğlan çocuğunun bıyıkları çıkmaz, köse kalır.
Bebek, ayak tabanından öpülürse erken yürür, dudağından öpülürse erken konuşur, ensesinden öpülürse inatçı olur.
Küçük çocuk apış arasından bakarsa eve misafir gelir.
Kaza geçiren kişinin yeniden kaza geçirmemesi için, başında tuz yada para çevrilir.
Kedinin kıbleye dönüp ön ayaklarıyla başını kaşıması, yağmur yağacağına işarettir.
Leyleği havada gören o yılı durmadan gezerek geçirir, yerde gören evinde oturur.
Mahalle halkından ölen olursa, dolu su kapları boşaltılır. -Mezar ve mezarlığa doğru parmak uzatılmaz, uzatılırsa o parmağın ısırılıp ayak altına alınması gerekir.
Ölünün yıkandığı yerde 7 gece mum yakılır. Ölü geçerken tırnaklarabakılmaz. Ölünün gözleri açıksa, arkasından kısa süre sonra bir başkasının öleceğine inanılır.
Saç taramasında, tarakta kalan saç sokağa atılmaz. Atılırsa bir tavuğun ayağına dolanır, sürekli başın ağrır.
Salı günü başlanan iş sallanır, bu nedenle işe başlanmaz. -Sabun bir başkasına el üstünde verilir.
Su içerken sol el başın üstüne konulur.
Sabah işe giden erkeğin önünden kadın geçmez, geçerse o erkeğin işi rast gitmez.
Sobada ya da ocakta odunların ses çıkararak yanması, o ev sahibi hakkında dedikodunun yapıldığına inanılır.
Şimşek çakarken kırmızı giysi giyilmez.
Terlik ve ayakkabı ters çevirilirse evden ölü çıkar.
Yeni yapılan evin temeline kurban kesilir.
Yeni doğan çocuğun kopan göbeği nereye atılırsa, o mesleği seçermiş. O nedenle tuttuğu mesleğin yükselmesi için kiremitliğe atmak gerekir.
Yeni doğan bebeğin ağzına üflenirse, o bebeğin cana yakın olacağına inanılır.
Yeni doğan bebeğin eline, iyi huylu ve iyi okusun diye kalem tutturulur.
Yaranın üzerinde ekmek çevirilir, sabah ezanından önce mezarlığa gidip atılır, arkasına bakmadan eve dönülürse yara geçer.
Yaranın üzerinde ekmek ya da şeker çevirilir, sabah ezanından öncebir köpeğe atılırsa yara geçer.
Yeni batıl inanışlar…

Bayram, seyran dışında sabahın köründe kalkıp televizyon stüdyosuna gitmek, kaset çıkarmaya işarettir…
Ayak topuklarından herhangi biri kaşınıyorsa, güçlü ve ünlü bir kişinin aşkına karşılık verilmiyor demektir…
Maç naklen yayını sırasında ay hilal halinde iki ucu aşağı gösteriliyorsa, o maçın kalan dakikaları da keyifsiz geçecek demektir…
Ölen bir sanatçının cenazesine katılıp gelmeyenleri eleştiren, kendisi de eleştirilir korkusuyla cenazeye gelmiştir…
Çok saygı duyulan bir sanatçının, abuk subuk bir programda jüri olması, sanat hayatındaki en büyük vurgunu yapmış demektir…
Yaşını almış bir sporcu gökkuşağının altından geçerse, hayatının kalan bölümünü spor yazarı olarak sürdürür…
Bu haftaki Pazar Keyfi’nde en çok yalakalık yapılan, en çok ön plana çıkarılan sanatçı, önümüzdeki hafta programı sunar…
Salı günü kameralara şöyle bir yakalanılırsa, Pazar’a kadar görüntü daha iyi montajlanır, daha çok oturan şarkılar bulunur…
Bir erkek sanatçı program sırasında, iki bayan sanatçının arasına oturursa, o seneyi de bekar geçirir…
Evlenmek için kadın programına giden kişiye “Nereye gidiyorsun” diye sorulursa, program bitene kadar bir kez bile ekrana gelmez…
Ünlü bir sanatçının yazdığı kitap, sanat hayatındaki “jübilesi” olarak bilinir…
Gelin adayı, banyodan çıkınca kaynana adayının elini öpmezse… Bilmiyorum artık… Ne reyting kalır, ne bir şey.


Facebook Profilinde Paylaş
Ekleyen by :
Yorumlar : Yorum Yok
Etiketler :

Bir Cevap Yazın


7 − bir =



Sitemap haberler haberler